Bugün sınav haftasına girmiş bulunuyorum vizeler başladı. Bu sınava dün çalışmıştım. Sınavdan sanırım kötü not alacağım kötü geçti çünkü. Finalde kurtarabilir miyim bilmiyorum. Okul uzayacak hem de iki yıl uzayacak en az. Bu dönemi de kurtarabileceğimi zannetmiyorum. Umudumu kaybettim mi? Hayır umudumu kaybetmedim. Geçmişi düşünerek kendime haksızlık etmeyeceğim. Daha önce kötü sınavlarda en fazla biraz pişmanlık olurdu. Şimdi de değişmedi aslında fazla pişman hissedemiyorum kendimi. Değişen şey ise artık içimde umut ve pozitif hırs kabarmaya başladı. Kayıtsız kalmayacağım. Bir yolunu bulup kurtaracağım kendimi. İradem güçlenmeye başladı. Depresif duygular azaldı. 25. gündeyim nofapta bu arada.
Okulu paralel olarak bitirmekten başka çarem kalmadı. Bireysel olarak kurtulmaktan başka çare kalmadı. Bakalım neler yapabileceğiz. "Ne zaman fırsat bulursan uğraş ver." inşirah 7 Bu ayete uymanın zamanı geldi. Önümde sağlam 5 ay var. Bu 5 ay farkı kapatmak ve fark yaratmak için yeterli sanırım. 5 ay sonra piyasaya ne olursa olsun atılacağım. Hep beraber görelim neler olacak. Umarım başarırım ve bu benim gibiler için bir motivasyon olur. Hepinizi selamlıyorum.
6 Kasım 2017 Pazartesi
4 Kasım 2017 Cumartesi
Şükür "ı"
Ben ne kadar şükürsüz, nankör, nefret eden, asi, tatminsiz bir insanım lan. Utanç verici lan utandım kendimden. ALLAH beni yaratmaya layık görmüşken benim düştüğüm duruma bak. Ellerimle inşa ettiğim kişiye bak. Yaratıcının verdiği potansiyele bak benim olabildiğim kişiye bak. Bu yaratıcının verdiği potansiyele hakaret değilde nedir? Yaratıcının yarattığı insanlardan nefret ediyorum... Nefret edilesi olsalardı yaratıcı onları yaratır mıydı? Sevgi tomurcuğu olamasam da daha pozitif bakabilirim herhalde. Yaratıcı bana bol zaman vermiş ve ben bu zamanın çoğunu çarçur ediyorum ki dünyada mücadele edilecek onca şey varken. Yaratıcı bana sağlık vermiş olduğu halde fiziğimi oturmaktan başka işe yönlendirmiyorum. Yaratıcının verdiği muhteşem beyni saçma salak pornografi ve bilimum zararlı aktiviteler ile köreltiyor ya da zarar veriyorum. Dünyadaki bilgilerin büyük çoğuna erişebileceğim bilgisayarı da kötü emellerime alet ediyorum. üfff Say say bitmeyecek bunlar.
Şükür nedir? Şükür nimetlere teşekkür etmektir. Şükrün sözlü kısmı var olsa da sadece sözlerden ibaret değildir. Eğer yaratıcının verdiği zamana şükredeceksen onu en iyi şekilde değerlendireceksin. Yaratıcının verdiği beyine şükredeceksen gideceksin bilgi edinmek için kullanacaksın, bir şeyler üretmek için kullanacaksın, sorgulamak için kullanacaksın ki bunların hepsi insanlar için faydalı olmalı.
Bu yaşam tarzını bir an önce düzeltmek gerek. Yoksa kaybedenlerden olabilirim bunun farkındayım. Şoklar yaşamı en hızlı değiştirme yolları kontrollü etkisi büyük bir şey yapmam lazım. Neyse sonra devam ederiz bu şükür sohbetine çok söylenecek şey var.
Şükür nedir? Şükür nimetlere teşekkür etmektir. Şükrün sözlü kısmı var olsa da sadece sözlerden ibaret değildir. Eğer yaratıcının verdiği zamana şükredeceksen onu en iyi şekilde değerlendireceksin. Yaratıcının verdiği beyine şükredeceksen gideceksin bilgi edinmek için kullanacaksın, bir şeyler üretmek için kullanacaksın, sorgulamak için kullanacaksın ki bunların hepsi insanlar için faydalı olmalı.
Bu yaşam tarzını bir an önce düzeltmek gerek. Yoksa kaybedenlerden olabilirim bunun farkındayım. Şoklar yaşamı en hızlı değiştirme yolları kontrollü etkisi büyük bir şey yapmam lazım. Neyse sonra devam ederiz bu şükür sohbetine çok söylenecek şey var.
Sövgü Cümbüşü
Bakın en başından söyleyeyim sonradan yok efenim bu yobaz bu örümcek kafalı gibi söylemlerde bulunmayın. Kimin kiminle ne halt ettiği beni ilgilendirmez. Eğer iki kişide erişkinse ve karşılıklı anlaşma ile yapıyorlarsa isterlerse birbirlerinin götlerine kürek soksunlar zerre umurumda olmaz.
Bir gün dolmuşta oturuyorum. İki sevgili geldiler tam önüme dikildiler. Yani o kadar yakınlar ki aramızdaki mesafe santimler. Düz otururken tam onlara bakıyormuş gibi görünüyorum. Zaten yakınımda biri durduğunda rahatsız oluyordum. Kişisel alan diye bir şey var. Bir de başladılar bunlar yiyişmeye(bayağı bayağı :)) ). Ya gidin az ötede ne bok yiyorsanız yiyin diyeceğim. Kişisel alanımın içindesiniz şuanda falan diyeceğim. Direkt yobaz tepkisi alacağım herkesten. Olum özgürlük bu değil lan. Özgürlük kisvesi altında her şey mubah gösterilmez. Biraz çevreye de saygı duymak gerek. Kişileri mümkün olduğunca rahatsız etmemek gerek.
Kişileri kısıtlayanları savunmuyorum. Bu ikisi arasındaki çizgiyi iyi anlayın. İsteyen istediğini yapabilmeli saygıya dikkat ederek. Bu saygının ölçüsü ise kişisel alan ve toplumsal alan gibi parametrelere sahip. Örneğin kişisel alanımda öpüşme. Toplumsal alanda öpüşebilirler mesela. Ya da toplumsal alanda seks yapma gibi gibi. Bu gibi kavramların ayırtına varmayanlar özgürlükçü olmasın lütfen. Özgürlük her şeyi her yerde istediğin gibi yapabilmen değil az önce belirttiğim ve diğer var olan parametrelere göre yapmaktır.
İslami açıdan bakarsak olaya "sizin dininiz size benim dinim bana" diye bir ayet var. Din nedir? Din kişinin bütün alanlarının yaratıcı tarafından düzenlenmesidir. Yani sosyal çevrede ne yapacağın, psikolojik durumlara tepkin, metafiziksel gerçeklerin gibi senin yaşam şeklini düzenleyen sistemin adıdır din. Kurana göre başka kişilerin yaşam alanlarına müdahale edemezsin sana direkt olarak bir zararda bulunmuyorlarsa. Bu direkt müdahale işte kadınlar mini etek giyiyor bizi günaha sokuyorlar gibi bir şey değil. Sen farkında değilsin ama eğer mini giyen kadına müdahale edersen direkt yaşama müdahale eden sen oluyorsun, zarar veren sen oluyorsun. Zaten kendi pisliklerinin suçunun nedeni olarak başkalarını gösterenlerin dimağlarını sikesim geliyor.
Bir gün dolmuşta oturuyorum. İki sevgili geldiler tam önüme dikildiler. Yani o kadar yakınlar ki aramızdaki mesafe santimler. Düz otururken tam onlara bakıyormuş gibi görünüyorum. Zaten yakınımda biri durduğunda rahatsız oluyordum. Kişisel alan diye bir şey var. Bir de başladılar bunlar yiyişmeye(bayağı bayağı :)) ). Ya gidin az ötede ne bok yiyorsanız yiyin diyeceğim. Kişisel alanımın içindesiniz şuanda falan diyeceğim. Direkt yobaz tepkisi alacağım herkesten. Olum özgürlük bu değil lan. Özgürlük kisvesi altında her şey mubah gösterilmez. Biraz çevreye de saygı duymak gerek. Kişileri mümkün olduğunca rahatsız etmemek gerek.
Kişileri kısıtlayanları savunmuyorum. Bu ikisi arasındaki çizgiyi iyi anlayın. İsteyen istediğini yapabilmeli saygıya dikkat ederek. Bu saygının ölçüsü ise kişisel alan ve toplumsal alan gibi parametrelere sahip. Örneğin kişisel alanımda öpüşme. Toplumsal alanda öpüşebilirler mesela. Ya da toplumsal alanda seks yapma gibi gibi. Bu gibi kavramların ayırtına varmayanlar özgürlükçü olmasın lütfen. Özgürlük her şeyi her yerde istediğin gibi yapabilmen değil az önce belirttiğim ve diğer var olan parametrelere göre yapmaktır.
İslami açıdan bakarsak olaya "sizin dininiz size benim dinim bana" diye bir ayet var. Din nedir? Din kişinin bütün alanlarının yaratıcı tarafından düzenlenmesidir. Yani sosyal çevrede ne yapacağın, psikolojik durumlara tepkin, metafiziksel gerçeklerin gibi senin yaşam şeklini düzenleyen sistemin adıdır din. Kurana göre başka kişilerin yaşam alanlarına müdahale edemezsin sana direkt olarak bir zararda bulunmuyorlarsa. Bu direkt müdahale işte kadınlar mini etek giyiyor bizi günaha sokuyorlar gibi bir şey değil. Sen farkında değilsin ama eğer mini giyen kadına müdahale edersen direkt yaşama müdahale eden sen oluyorsun, zarar veren sen oluyorsun. Zaten kendi pisliklerinin suçunun nedeni olarak başkalarını gösterenlerin dimağlarını sikesim geliyor.
Cem Korkmaz
Bilmiyorum ne kadar biliyorsunuz Cem Korkmaz adında bir you tube fenomeni/oyuncu intihar ederek hayatına son verdi. Bir ara izlerdim canım sıkılırsa falan kendisini. Üzüldüm lan adam genç yaşta hayatına son verdi. Sürekli pozitif güler yüzüne bakarak herkes şaşırdığını söylüyor. O görünümü için içinde ne kadar çaba sarf ettiğini bilen yok tabi. Kimse kafanın içindeki sesin neler söylediğini bilmiyor. Kişinin hissettiklerinden farklı bir kişiyi yansıtması insanı çok yıpratıyor be moruk. Adamın sıkıntısını bilmiyorum öğrenmekte istemiyorum. ALLAH rahmet eylesinden başkası gereksiz.
İnsanlar ne kadar puşt olmuş. Adamın ölümü üzerinden prim yapmaya ne kadar çok çalışan var. Sikik bir you tube kanalında izlenme almak için nasıl bu kadar onursuzlaşabiliyorlar? Dağı taşı sikesi geliyor insanın.
İnsanlar ne kadar puşt olmuş. Adamın ölümü üzerinden prim yapmaya ne kadar çok çalışan var. Sikik bir you tube kanalında izlenme almak için nasıl bu kadar onursuzlaşabiliyorlar? Dağı taşı sikesi geliyor insanın.
1 Kasım 2017 Çarşamba
Siktir Et
Senin için en doğrusunu sen bilirsin moruk. Bırak başkalarının düşüncelerini. Bu hayatı sen yaşıyorsun. Senin hayatın. Siktiğimin malı SENİN bu hayat SENİN. Başkaları ne düşünür diye kendini frenleme. Ailem şu bölüme gitmemi istedi ben de o bölümü okuyorum diyen bir kişi mesela ne yaptığının farkında mı? Dostum sen ne yapıyorsun? Kendini niçin feda ediyorsun? Ailen bile olsa sen kendini onların DÜŞÜNCELERİNE feda etme. Ailen dışındakilere girmiyorum bile onlar da kim oluyor. Bir noktadan sonra hayatında geriye bakacaksın. Geriye baktığında başkalarının düşünceleri için feda ettiklerine üzüleceksin. Başkası senin hakkında mal lan bu diye düşünsün ne olacak. Bu düşünce onun sorunu.
Bu demek değildir ki başkalarının deneyimlerinden ders alma. Tavsiyeleri ve görüşleri değerlendirmekle, sırf başkalarının gözünde kötü imaj oluşturacağı için bir işiten vazgeçmek çok farklı iki durumdur. Birinde görüşü/tavsiyeyi değerlendirirsin eğer kayda değer bir şey varsa yapacağını ona göre yaparsın. Diğer durumda ise gözdeki imaja saplanıp kalmaktır. Umarım anlaşılmıştır demek istediğim.
Herkesi memnun edemezsin. Biri senin taktığın kavuğa kafayı takar diğeri küpene, biri sana ak partiyi desteklediğin için koyun der diğeri sana kemalist la bu der, biri sana kırmızıyı yakıştırır diğeri maviyi, biri sana yusuf tavaslı tam namaz hocası kitabını satmaya çalışır diğeri porno dergisi, biri mühendislik okumanı ister diğeri hukuk okumanı ister vs vs...
Hiç kimse senin bir konuda alacağın karar için senin kadar o konuda kafa yormadı. Herkes kendisi için uygun gördüğünü sende de görmek istiyor. Hayat kısa başkalarını siktir etmeyi öğrenemez isen bu kısa hayatta başkalarının senin için öngördüğü hayatı yaşamış olacaksın. En önemlisi aldığın kararlardan etkilenecek olan sensin.
Hayat kısa gidin kendi hayatınızı yaşayın.
Bu demek değildir ki başkalarının deneyimlerinden ders alma. Tavsiyeleri ve görüşleri değerlendirmekle, sırf başkalarının gözünde kötü imaj oluşturacağı için bir işiten vazgeçmek çok farklı iki durumdur. Birinde görüşü/tavsiyeyi değerlendirirsin eğer kayda değer bir şey varsa yapacağını ona göre yaparsın. Diğer durumda ise gözdeki imaja saplanıp kalmaktır. Umarım anlaşılmıştır demek istediğim.
Herkesi memnun edemezsin. Biri senin taktığın kavuğa kafayı takar diğeri küpene, biri sana ak partiyi desteklediğin için koyun der diğeri sana kemalist la bu der, biri sana kırmızıyı yakıştırır diğeri maviyi, biri sana yusuf tavaslı tam namaz hocası kitabını satmaya çalışır diğeri porno dergisi, biri mühendislik okumanı ister diğeri hukuk okumanı ister vs vs...
Hiç kimse senin bir konuda alacağın karar için senin kadar o konuda kafa yormadı. Herkes kendisi için uygun gördüğünü sende de görmek istiyor. Hayat kısa başkalarını siktir etmeyi öğrenemez isen bu kısa hayatta başkalarının senin için öngördüğü hayatı yaşamış olacaksın. En önemlisi aldığın kararlardan etkilenecek olan sensin.
Hayat kısa gidin kendi hayatınızı yaşayın.
20. Gün No-fap
Yirmi gün olmuş ya la. :) Değişimleri sizlere anlatayım. Şunu unutmayın herkes alabildiğine farklıdır. Herkesin bünyesi farklı, yaşı farklı, bağımlılık seviyesi farklı, hayatı farklı... Farklı yani. Gelişmeler sizde bir fikir oluşturabilir ama aynı etkileri göremediğinizde direkt olarak umutsuzluğa kapılmayın. Ya da yanlış çıkarımlarda bulunmayın. Siz de yapın nofapınızı ve kendinizde nelerin değiştiğine bizzat kendiniz şahit olun.
-Nefret nöbetim azaldı. Nefret nöbeti ne demek derseniz nefret duygusunun zirve yapması. Nöbet geldiğinde insanlardan alabildiğince uzak durmaya çalışıyorum. Aşırı bir nefret hissediyorum.
-Sosyal ortamlarda ilk günlerdekinden daha rahatım. Bir şeyi söylemek için kafamda milyon kez kurgulamıyorum.
-Daha fazla süre aralıksız ders çalışabiliyorum. Saçma sapan dersle alakası olmayan şeyler yaparken ya da düşünürken bulabiliyorum kendimi hala ama azaldı bu... Ve bugün çalıştığım dersten zevk aldım sanki.
-Ruh halim daha iyi. Hayattan zevk almaya başladım sanki.
-Hafızam daha iyi. Çalıştığım dersler daha iyi aklımda kalıyor. Benim eskiden hafızam çok iyiydi. Hayal gücüm çook iyiydi. Körelttim. Tekrar işletmenin zamanı geldi. (herkesi potansiyeli çok yüksek siz de çalıştırın ve geliştirin)
-Uyandıktan sonra kendime gelmem daha hızlı olasa da hala malak gibi uyuyorum.
-Oha şimdi ne yazsam diye düşünürken fark ettim. Bugün üniversiteye uğradığımda baktığım kızların en fazla yüzlerine falan baktım sadece. +18 bakışlar atmadım. Aklıma da gelmedi. :))
-Konuşurken sesim daha yüksek çıkıyor. Sesimi daha yüksek çıkarttığımda daha iyi cevap alıyorum insanlardan. Bugün tanımadığım biri benimle geldi sohbet etti amk. Kastamonu da yaşıyor. Aslen sinop erfelek kökeni. Sabah yurtta kahvaltıyı kaçırdığı için sucuklu ekmek yedi. İşletme okuyor vs vs Bu bilgileri benimle neden paylaştın dostum?
-Konuşurken kelimeler daha hızlı geliyor aklıma.
-Ölü gibi oturmuyorum. Daha dik oturuyorum.
-Kızlar daha güzel geliyor gözüme. Üreme içgüdüsünün canını yiyeyim ben yaa :dfaşdkfjakl
***
Diyet yapayım ben ya. Paspal sünepe gibi dolaşmanın anlamı yok. Kişi kendi ekonomik koşullarını zorlamadan da bakımlı olabilir. Bir kere geliyoruz şu dünyaya ve bir kere genç oluyoruz hakkını verelim. Tabi bu hakkını vermek demek saçma salak şeyler yapmak demek değildir. Siz zaten zeki olduğunuz için saçma salak şeylerin neler olduğunu kendinize göre cevaplarsınız.
-Nefret nöbetim azaldı. Nefret nöbeti ne demek derseniz nefret duygusunun zirve yapması. Nöbet geldiğinde insanlardan alabildiğince uzak durmaya çalışıyorum. Aşırı bir nefret hissediyorum.
-Sosyal ortamlarda ilk günlerdekinden daha rahatım. Bir şeyi söylemek için kafamda milyon kez kurgulamıyorum.
-Daha fazla süre aralıksız ders çalışabiliyorum. Saçma sapan dersle alakası olmayan şeyler yaparken ya da düşünürken bulabiliyorum kendimi hala ama azaldı bu... Ve bugün çalıştığım dersten zevk aldım sanki.
-Ruh halim daha iyi. Hayattan zevk almaya başladım sanki.
-Hafızam daha iyi. Çalıştığım dersler daha iyi aklımda kalıyor. Benim eskiden hafızam çok iyiydi. Hayal gücüm çook iyiydi. Körelttim. Tekrar işletmenin zamanı geldi. (herkesi potansiyeli çok yüksek siz de çalıştırın ve geliştirin)
-Uyandıktan sonra kendime gelmem daha hızlı olasa da hala malak gibi uyuyorum.
-Oha şimdi ne yazsam diye düşünürken fark ettim. Bugün üniversiteye uğradığımda baktığım kızların en fazla yüzlerine falan baktım sadece. +18 bakışlar atmadım. Aklıma da gelmedi. :))
-Konuşurken sesim daha yüksek çıkıyor. Sesimi daha yüksek çıkarttığımda daha iyi cevap alıyorum insanlardan. Bugün tanımadığım biri benimle geldi sohbet etti amk. Kastamonu da yaşıyor. Aslen sinop erfelek kökeni. Sabah yurtta kahvaltıyı kaçırdığı için sucuklu ekmek yedi. İşletme okuyor vs vs Bu bilgileri benimle neden paylaştın dostum?
-Konuşurken kelimeler daha hızlı geliyor aklıma.
-Ölü gibi oturmuyorum. Daha dik oturuyorum.
-Kızlar daha güzel geliyor gözüme. Üreme içgüdüsünün canını yiyeyim ben yaa :dfaşdkfjakl
***
Diyet yapayım ben ya. Paspal sünepe gibi dolaşmanın anlamı yok. Kişi kendi ekonomik koşullarını zorlamadan da bakımlı olabilir. Bir kere geliyoruz şu dünyaya ve bir kere genç oluyoruz hakkını verelim. Tabi bu hakkını vermek demek saçma salak şeyler yapmak demek değildir. Siz zaten zeki olduğunuz için saçma salak şeylerin neler olduğunu kendinize göre cevaplarsınız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)