23 Ekim 2017 Pazartesi

Anılar "II" (Büyük başarı)

    Başarabilirim, başarabilirsin, başarabiliriz. Bu benim hayatımdaki en büyük başarı hikayelerinden biri. Orta okuldan liseye geçiş sınavı için babam beni dershaneye yazdırdı. Zengin bir aile değiliz. Babam zor şartlarda çalışmış bir insan dağlarda çalışırdı. Haftada bir iki gün gelebilirdi eve. Dağda barakada yatardı. Zor bir işti. Belki de erken ölümünün nedenlerinden biridir bu çalışma şartları. Öldüğünde doktor bu vücut çok yıpranmış demiş.
    Ben dershaneye doğru dürüst gitmezdim, okulu da pek sevmezdim zaten aşağılanmalar falan beni bıktırdı. Bir de kitap yazma aşkına sardım bir kitap yazıyordum yüz sayfasını falan bitirmiştim. Sınavlara 3 hafta kalmıştı. Dershaneye babam geldi danışmanla görüşmek için. Danışman çıkardı deneme sınavlarımın sonuçlarını göz attı önümüzdeki zamanı iyi değerlendirirse bizim kentteki imam hatibe gidebilir dedi. Bizim kentteki imam hatibin puanları bayağı düşüktü. Ben imam hatipte, düz lisede, ya da endüstri meslek lisesinde okumak istemiyordum. Ayrıca dershane öğrencileri başarısına göre sınıflara yerleştiriyordu. Ben en başarısız sınıfla onun bir altındaki sınıfta gidip geliyordum.(dört sınıf var)
     Babamın üzüldüğünü gördüm. Beni okula bıraktı(yatılı okul). Üzgündü bir kaç şey söyledi daha doğrusu sitem etti bana. Haklıydı da o benim için para çıkartmaya çalışırken ben zamanımı boşa harcamıştım. O gün çok kötü oldum. Okulda gece etüdün bitmesini bekledim bir gram ders çalışmadım(kitap falan da yazmadım). Kafamdan sürekli babamın söylediklerini tekrar tekrar canlandırdım. Aşağılanmaları tekrar tekrar canlandırdım. Kendimi ağlamamak için zor tutuyordum. Sonunda etüt bitti kendimi dışarı attım hemen. Okulun arkasındaki sahaya gittim yarı yarıya karanlıktı ve boştu. Çakılların üstünde koşmaya başladım koşabildiğim kadar hızlı koşuyordum. Bağırmak ağlamak istiyordum. Koştum da koştum. En sonunda kendimi yurda attım ve bir karar aldım bu kalan üç haftada elimden geleni yapacaktım. Başladım ertesi gün ders çalışmaya gıcır gıcır dershane kitaplarını açtım ve çalışmaya başladım. Konuları okuyor ve arkasından sorular çözüyordum.
     Bir hafta sonra dershanede bir deneme sınavı oldu. Bir önceki sınavdan 50. falan olmuş ben bu sınavda 30.(bir aşağı bir yukarı) falan oldum. Son iki hafta kaldı tabi sınava. O haftayı da aynı şekilde çalışarak geçirdim. Ve 14. mü ne oldum yani dershanenin en çalışkanları sınıfı demekti bu.(son hafta) Üç gün sonra bir sınav daha oldu ve 9. oldum. Arkadaşlarım falan imkansız bu sen kopya çektin kesinlikle dediler. 200 lü puanlardan 400 lü puanlara gelmiştim. Sadece iki buçuk haftada hırsım sayesinde 430 falan puan yaptım liseye geçiş sınavında. Elimden geleni yaptım ve herkes şaşırdı. Tabi en çokta ben şaşırdım. Bir anadolu öğretmene gittim.
     Bende de sende de benzer beyinler var. Demek istediğim şu ki gerektiği kadar hırs yaparsak yapamayacağımız şey yok demektir. Tabi verebileceğimiz her şeyi vermemiz gerek. Ben o iki buçuk hafta boyunca kendimle en büyük savaşı verdim. Korku, kaygı, üzüntü, aşağılanma, hırs gibi duygularla savaşarak çalıştım. Çalışırken kafamda acaba ne olacak diye bir soru işareti vardı. Çalışmayı her şeye rağmen sürdürdüm. Yeniden hırslanmak istiyorum. Yeniden hırslanmak. Ama sürekli bir hırs istiyorum. Hırsa tekrar ihtiyacım var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder