Ben bugüne kadar okuldaki derslerin yüzde 90 ını belkide daha fazlasını dinlememiş biriyim. Tabi dinlemediğim zamanlarda da saygısızlık yapmaktan kendimi uzak tuttum. Örneğin dersi dinlemezdim ama sınıfın dikkatini dağıtacak bir eylemde de bulunmazdım. Matematik dersi de bunlardan biriydi tabi. Hoca bana hazırlan bir sonraki derse sözlüye kalkacaksın dedi. Sözlüden düşük almak zerre umurumda değildi. Fakat derslere kayıtsızlığım beni rahatsız ediyordu. Hocanın gözünde de işe yaramaz bir tembel olarak göründüğümü biliyordum. Bir sonraki ders iki gün sonra idi. Ben birinci gün çalışmadım. Diğer gün çalışmaya karar verdim derse. Konular türev ve integral konuları idi.O gece iyice çalıştım.
Ders geldi çattı. Hoca derste sorduğu soruları çözebilenlerin defterine imza atardı(ilk okul mu burası). Hoca tahtaya bir soru yazdı çözün getirmeyin bana dedi. Sonra bana seslendi tahtaya gel dedi. Bir soru yazdırdı çöz dedi. Ben de hemen giriştim ve çözdüm. Böyle mi emin misin? dedi.
Hoca sözlüye kaldırdıklarına yardım ederdi genelde ben de bir yerde hata yaptım bana yardım etmek için emin misin diye soruyor sandım. Tekrar çömüm yolunu kontrol ettim falan soruyu inceliyorum. Hoca demesin mi daha kendinden emin olamıyorsun diye. Moral bir anda sıfırlandı. Neyse sil dedi. İkinci bir soru yazdırdı. Onu da çözdüm. Nasıl ulaştın bu sonuca? dedi. Farklı kaynaklardan öğrendiğim için hocanın yollarını izlemiyordum doğal olarak. Atmış da tutturmuşum gibi bir ses tonu vardı sanki. Anlattım tatmin olmamışa benziyordu sil dedi soğuk bir ses tonu ile. Üçüncü soru için elime bir kağıt verdi birinci soruyu çöz dedi. Sonra sınıfa seslendi çözümlerinizi getirebilirsiniz dedi. (sözlüden önce sınıfa sorduğu soru) Sınıfın yarısı hocanın masasının başına toplandı. Kağıda baktım kağıtta iki tane birinci soru vardı. Ulan hangi birinci soru hocaya sormak için masasına gittim. Ön taraftan yanaşırken hoca bana kızdı. Senin orada ne işin var diye. Ağzımı açamadan geç yerine dedi. Kısa bir nutuk çekti bana sitem etti(kopya çektiğimi sanmış). Ben de adrenalin yükselince konuşamam sessiz kalırım. Konuşmaya çalışırsam ağlarım belki amk. Tabi akabin de ki matematik derslerinde sessizliğimi korudum dersi dinlemedim. Sınavlardan da çaktım. Tabi bu hocadan nefret etmedim kızdım belki ama hoca sonuçta benim iyiliğim için bunu yapmıştı. Yanlış metot orası kesin...
Tarih dersinden bir kaç defa atılmam, istersen derse girmeyebilirsin diyen hocalar da oldu. Hayatımdaki en büyük boşluk okul yıllarına ait olacak sanırım... Aslında bu ilgisiz tavırlarımın temeli ilk okulda atıldı. Köy okulunda pencerenin dışındaki bir kuşa bakıyorum ve hocanın anlattığı fişe(ali ata bak'ı heceletiyorsun amk ) bakmıyorum diye okkalı bir tokat yedim. Hocayı dinledim belki o gün ama nefret etmeye başlamıştım. Diğer olaylarda eklenince bir fiyaskoya dönüştüm.
Şimdi toplanma zamanı. Prangaları çıkarıp atma zamanı. Son mücadelemi vermedim henüz. No-Fap bu mücadelenin ilk adımı. Sizlerin de desteği ile yeni bir kişi inşa edeceğin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder