27 Ekim 2017 Cuma

Değişimin Engeli

    No-Fap topluluklarında toplanmamızın genel amacı değişmek. Öyle değil mi? Hepimiz değişmek istemiyor muyuz? Olumlu özellikler kazanmak istemiyor muyuz? Olumsuz özelliklerimizi iyileri ile değiştirmek, yok etmek yada minimuma indirmek istemiyor muyuz? Mevcut yaşamımızdan memnun değiliz, memnun olsak bile daha iyisini elde edebileceğimizi düşünüyoruz öyle değil mi? No-Fap yapmamızın temel amacı değişme arzusu. Belkide sizi no-fap yapmaya iten en büyük etmen no-fap yapan birilerinin hayatlarındaki değişimler. Sizi motive eden değişim nedir bilmiyorum... Bildiğim şu ki; Siz değişmek için yapıyorsunuz bunu...
     İnsan iki ucun arasında sıkışmış bir canlı. Bu uçlardan biri insanı değişime zorlayan hareket. Diğeri ise pasif kalmaya iten durağanlık. İnsan yaşayan bir organizma öyle ise yaşamını muhafaza etmeli. Yaşamı muhafaza etmek ise bir hareket gerektirir. Örneğin geyiklerde yaşamı muhafaza etme hareketi kaçmaktır. Ya da yiyeceği elde etme hareketidir yani otlama. Ya da dişi geyiği elde etmek için diğer erkek geyiği çarpışmada yenmektir. İnsanlar ise bir geyikten çok daha kompleks yaratıklardır bunun için çok daha fazla faklı hareket gerekir. Durağanlık ise hareketin olumsuzudur. Hareketi durdurmaya çalışır. Hareket için çaba gerekir enerji gerekir. Durağanlık zaten bünyede vardır. Enerji nötrlendiğinde durağan hale geçersin.
       İnsanlar dünyasından  bakarsak bu kavramlara; İyi resim yapan bir kişi yönünde değişmek istiyorsan kendini resim konusunda eğitmen gerekir. Burada gerekli hareket çizim çalışanlarının yaptığı eylemleri yapmaktır. Çizgi çalışması, boyama çalışması gibi. Durağanlık ise bu fiilleri yapmamandır.
       Durağanlığa neden olan bir çok faktör vardır. Bunların en önemlileri bana göre şunlardır; Kişinin rahatlık dairesinden çıkmama isteği, değişmek istediği yöndeki tüm fırsatlara sahip olsa da kişi mevcut hareketsizlilik durumunu terk etmek istemez. Bir diğeri ise değişmek istediği yön aslında onun gerçek anlamda istediği değişim değildir. Buna bir örnek olarak istemediği bölümde okuyan öğrenci olabilir.
        Şimdi asıl bahsetmek istediğim noktaya geleyim. Bu konu kişinin hareket sürekliliğini sağlayamamasıdır. Örneğin kişi bir kitap okur, o kitapta bir çok tavsiye vardır kişi bundan etkilenir ve uygulamaya çalışır bunları ama bu sürekli olmaz. Bir hafta, iki hafta gibi bir süre sonra uygulamalarını aksatır ya da çoktan uygulamaz hale gelmiştir. Ya da şöyle bir örnek vereyim kişi değişmek istediği yönde kararlar alır. Bu kararlarda çok sürmeden uygulanmamaya başlanır. Değişilmek istenen kişi için alınan kararlar sürekli hareket sağlanamadığı için işe yaramaz. Kişi parça parça denemeler ile de kendini yıpratır, özgüvenini zedeler.
        Aldığımız kararlar belki de en mükemmel kararlar değil. Öyle olmak zorunda da değiller bence. Bence tek gereken değişimi görmek için gerekli hareketi yapılması gereken süre boyunca sıkılmadan yapmaktır, sıkılsak bile yapmaktır. Ancak bu şekilde istediğimiz kişi olabilir. Sürekliliği koruyun. Tabi bu demek değildir ki hareketinizi duruma göre değiştirmeyin. Eğer gerekirse hareketinizi istediğiniz konuda tekrar düzene sokun.
       Özetle; Hedef=İstenen yönün değişim, Gereken; İstenen eyleme göre doğru hareketi ya da hareketleri yapmak.  Kaçınılan; Durağanlık yani hareketi durdurma. Tavsiye; Hareketi sürekli sağlama...
   
     











Hiç yorum yok:

Yorum Gönder